San Marino

IMG_7747

Bologna’nın Guglielmo Marconi havaalanından çıkıp otobüsle  Dünya’nın en küçük beşinci devleti San Marino’ya doğru yol alıyoruz.

Emilia-Romagna bölgesinin tipik üzüm bağları arasından geçip 1,5 saat sonra Cesta’ya  ( Titano Dağı) yaklaştığımızda kulesi bulutların arasında kaybolmuş, dağın tepesine dikili kaleyi görünce Grimm Kardeşler’in Rapunzel’i geliyor aklıma. Kulenin tepesinde sapsarı saçlarını aşağıya uzatmış güzeller güzeli Rapunzel ve aşağıda kılıcını çekmiş Rapunzel’in saçlarına tırmanarak yukarı çıkıp Rapunzel’i cadının zulmünden kurtarmaya hazırlanan bir prens…

P1040938

Aslında bırakın Rapunzel masalını kendi hikayesi de bir masaldan farklı değil San Marino’nun; Efsaneye göre Roma imparatoru Diocletianus çok zalim bir adammış ve Hristiyanlara işkence ediyormuş. Dalmaçyalı Hristiyan taş ustası Marinus (Marino) bu zulme dayanamamış ve San Marino’nun 7 tepesinden en yükseği olan Monte Titano’ya kaçarak 301 yılında küçük bir topluluk kurmuş. Arazi sahibi Rimini’li iyiliksever Leydi Donna Felicissima Monte Titano ve çevresindeki toprakları Marino’ya hediye etmiş ve bu küçük topluluk o günden sonra hep barış, huzur ve mutluluk içinde yaşamış. Zaten San Marino’nun ismi de Serenissima Repubblica di San Marino yani huzurlu San Marino Cumhuriyeti.

Uzaktan bir masallar ülkesini andıran San Marino içine girdiğinizde tertemiz sokakları, özenli mimarisi, kuleleri ve halkından çok gördüğünüz turistiyle  bir film seti gibi.

IMG_7791

IMG_8178

Kimbilir belki mevsimden, 60 km’lik alanda yaklaşık 30bin kişinin yaşadığı bulutlara yakın bu küçük ülkede öyle bir sessizlik hakim ki bazen duyabildiğiniz tek şey kuş cıvıltıları. Hatta San Marino’nun keyfini çıkaran onlar bile denebilir. Bize güvercinden başka kuş görmek kısmet olmadı ama duyduğumuz seslerden 96 çeşit kuş yaşadığını öğrenince hiç şaşırmadık.

birds of san marino

Bu sakinliğin 17milyonluk bir şehirden gelen, strese ve karmaşaya alışmış kişiler tarafından pek anlaşılamadığı çok geçmeden fark ediliyor zira daha 2. gün ‘sana da çok sakin gelmedi mi? bir sorun mu var? yoksa halk burada yaşamıyor mu?  gibi konuşmalar etrafta dolaşmaya başlıyor. ‘Ben sıkılırım bu kadar sakinlikten’ diyenler bile oluyor. Stresin bağımlılık yaptığı doğru mu? diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Oysa San Marino’nun baş döndürücü bol oksijeni, tarihi, 360derece panoramik manzarası ve muhteşem şarapları eşliğinde harika mutfağı ‘iyi ki gelmişim’ demenize yetiyor. 

IMG_7747

val dragone wine

Brugneto di San Marino

prosciutto

delicacies2

Şarap konusunu hemen geçmemek lazım zira kaldığımız 4 gün boyunca enfes şaraplar tadıyoruz. Özellikle Sangiovese üzümlerinden yapılan şaraplar anlatılmaz gidilip içilir, hem de döndükten sonra pişman olmamak için yedekli içilir zira bu şaraplar fazla üretilmediğinden ihraç da edilmiyor. Hatta İtalya’ya bile! yani bir daha arasanız da San Marino’ya gitmiyorsanız bulmanız çok zor. Bu şarapların dağıtımı “Consorzio Vini tipici di San Marino“ “San Marino şarap konsorsiyumu“ tarafından yapılıyor. Tarımcılık ve şarapçılık başarısı üzerine Fransızlar bile San Marino için Avrupa’nın en küçük belki de en akıllı ve bilge halkı tanımını kullanmış. Az üretim, zor bulunması vs. bu güzel şarapların fiyatını artırmıyor zira vergiler çok düşük. Bilindiği gibi San Marino bir vergi cenneti!  ( Tamamen vergisel nedenlerle yatırım yapılan ve reel anlamda aktif bir iktisadi faaliyetin bulunmadığı ülke vergi cenneti olarak kabul edilmektedir. Vergilerin hiç olmadığı veya çok düşük olduğu ülke de denebilir) dolayısıyla da bir alışveriş cenneti. Italya’da ödemeniz gereken %22’lik vergiyi San Marino’da ödemek zorunda olmadığınızı düşünürseniz keyifle alışverişe çıkabilirsiniz 🙂

Titano dağının tepesindeki konumuyla hala yaşanan ve geleneklerini koruyan, endüstriyel çağın gelişiyle kentsel dönüşümden etkilenmeyen, kuleleri, duvarları, kapıları;

IMG_8135

19.yy Neo Klasik Bazilikası,

Basilica del Santo

14.-16. yy’dan manastırı ve daha bir çok tarihi özellikleriyle Unesco’nun Dünya mirası listesinde olan San Marino‘yu en fazla 2 günde gezebilirsiniz, tepedeki otelleri tercih etmenizi öneririm zira dağın yamacından yukarıya kısacık bir mesafe için taksiler 25Euro alabiliyor!

IMG_7963

Bu mesafe yürünebilir mi? derseniz, oldukça dik ve kıvrımlı yollardan dağ tırmanışına hazırsanız olabilir! Ayrıca yükseklik korkunuz yoksa teleferikle de ilginç bir deneyim yaşayabilirsiniz!

teleferik1

San Marino’da yürümek çok keyifli, tepeden aşağıya doğru dağın etrafından dolanarak inen her sokak karşınıza bir sürprizle çıkıyor. Burası bir fotoğrafçı için her anlamda cennet. Mümkün olduğu kadar geniş tutulmaya çalışılmış meydanlarda yürürken, kendinizi bir kartpostalın içine giriyormuş gibi hissediyorsunuz.

san marino4

IMG_7786

san marino14

Ara sokaklar ise maceracı ruhunuzu okşuyor

IMG_7783

IMG_8067

IMG_8058

IMG_8119

San Marino sokak sanatı bakımından da çok zengin. Her sokakta mutlaka bir heykel gözünüze çarpıyor. Belki çok küçük bir yer olabilir ama doğa, mimari ve sanat açısından o kadar zengin ki saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

san marino9

san marino10

IMG_8248

san marino11

San Marino’nun bayrağında da görüldüğü gibi 3 kalesi var.  

porta della fratta

Bunlardan bana Rapunzel’i anımsatan ve 11. yy’dan kalan Guaita en eski olanı. İçinde ortaçağdan kalma silahların ve duvar resimlerinin olduğu 1-2 oda bulunuyor.

guaita pictures

İkinci ve en yüksek olanı ise Cesta, Guaita’dan bakınca bulutların arasında karşınıza çıkıyor.

kale1

En küçük olan Montale ise patika yolda tam kayboldum dediğinizde doğanın içinde beliriveriyor .

IMG_7915

montale

Kaleleri gezip yorulduğunuzda en yakın cafeye oturup espresso içerken havanın açık olduğu bir zamana rastlarsanız görüş açınız Rimini’ye kadar uzanabilir.

IMG_8271San Marino’nun sakinliğinden ve dağ havasından sıkıldığınız an taksiyle 30dk’da Rimini’ye gidip deniz havası alabilirsiniz.  (Bir sonraki yazımda Rimini’yi kaçırmayın 🙂

San Marino’nun akşamları gündüzüne nazaran çok daha hareketli. Güneşin batma saatinde sokaklar canlanıyor, kalabalık artıyor. Turistlerle San Marino halkı birbirine karışıyor. Biz de yemek yemek için 1967’den beri hizmet veren bir aile işletmesi La Fratta‘ya gidiyoruz.

La Fratta1

Restaurant’ın girişindeki büyük fırını ve içinde pişirilen etleri görünce ne kadar acıktığımızı anlıyoruz.

La Fratta

La Fratta2

La Fratta3

Biz  şaraplarımızı yudumlarken San Marino’da güneş batıyor.

sunset1

Fotoğraf çekmek için dışarı çıktığımda uzun zamandır gördüğüm en güzel gün batımıyla karşılaşıyorum.

sunset

Restaurant’a geri dönerken duyduğum müzik seslerine doğru yürüyorum.

IMG_8097

Sokak çalgıcıları, kahkahalar, dans eden insanlar ve harika bir geceyle San Marino’ya veda ediyoruz.

Bence Önemli: Bologna konumu nedeniyle Toscana’da bir çok yere oldukça yakın ayrıca otel fiyatları konusunda da daha uygun,  bu nedenle THY ile Bologna’ya gidip oradan trenle yarım saatte Floransa’ya,  1 saatte Venediğe, Siena’ya ve, Pisa gibi bir çok yere çok kısa zamanda ulaşabilir günü birlik harika geziler yapabilirsiniz.  

 

 

 

Yorum Bırak