‘O’ Noktası – Greenwich

cutty sark

Telefonda arkadaşıma ‘biliyormusun O Noktasındayım!’ dediğimde  heyecanla ‘Aaaa hadi ya, ne oldu,  sorun ne?’ diye sorunca basıyorum kahkahayı.  ‘Yok canım öyle değil, Greenwich’deyim! 🙂

Londra’nın güney doğu banliyösü Greenwich bilindiği gibi ‘O’ meridyeninin geçtiği yer olduğundan Dünyanın  ‘O’  noktası olarak kabul ediliyor.

19. yüzyıla kadar  ülkeler kendi zaman kavramlarını güneşe göre belirliyorlarmış, sonraları demiryolları, seyahat, iletişim ağları gelişmeye başlayınca küresel zaman ve saat kavramına ihtiyaç duyulmaya başlanmış ve 1884 yılında Washington’da düzenlenen “Uluslararası Meridyen Konferansı’nda dünyanın zaman kaderi 25 ülkeden 41 delegenin katılımıyla masaya yatırılmış. Yapılan oylama sonucu 22 oyla Greenwich “0 meridyeni” olarak belirlenmiş. Neden 22 derseniz oylamada San Domingo negatif, Fransa ile Brezilya ise çekimser oy kullanmışlar. İşte Greenwich saati GMT (Greenwich Mean Time) tüm dünyada kullanılacak zaman dilimi böyle ortaya çıkmış. Zaten daha önce de dünya deniz ticaretini yürüten denizcilerin yüzde 70’inden fazlası Greenwich zaman dilimini kullanıyorlarmış bu yüzden Greenwich’in fazla oy alması tesadüf olmamış.

Londra’dan metro ya da DLR (Docklands Light Railway) ile gitmesi oldukça kolay olan, Thames nehri kıyısındaki Greenwich küçük bir balıkçı kasabasını andırıyor.

Metro’dan çıkar çıkmaz sola döndüğümüzde Greenwich’in meşhur barlarından Gipsy Moth‘u görüyoruz önce,

Normalde uğrayıp bir bira içmeden geçmiyeceğim Gipsy Moth hemen solundan görüş alanına giren o muhteşem yelkenlinin çekiciliğiyle 2. plana geçiveriyor.

Cutty Sark olduğunu öğrendiğimiz bu devasa tekneyi görünce gözlerimize inanamıyoruz.

 

963 ton ağırlığında, 85m uzunluğunda ve 46m yüksekliğinde ana direği ile bu Clipper (hızlı yelkenli) Çin’den yeni sezonun ilk çayını getirme yarışında en hızlı gemi ünvanını kazanmak için John ‘Jock’ Willis adında bir yelkenli tekne ustası tarafından 1869’da yapılmış. Herhalde görebileceğiniz en güzel kargo gemisi Cutty Sark’ın 1957 yılına kadar Dünyada uğramadığı liman kalmamış.

‘Cutty Sark’  ismini İskoçya’nın ünlü şairlerinden Robert Burns’ün şiiri Tam O’Shanter’da geçen kısa gömlek ‘Cutty Sark’ giymiş rüzgar kadar hızlı koşan genç bir cadı’dan alıyor. (Aynı isimli İskoç viskisi Cutty Sark da ismini bu tekneden almış)

Şiirde Tam adında bir çiftçi fırtınalı bir gecede atıyla evine dönerken mezarlığa yaklaştığında gayda sesleri duyar ve yakından bakmak için gittiğinde mezar taşlarının gölgeleri arasından güzel bir genç cadının çıktığını görür. Cutty Sark, yani kısa gömlek giyen Genç cadı dans ettikçe Tam Oshanter büyülenir ve ‘çok güzel, Cutty Sark’ diye bağırır. O anda şimşek çakar ve  Tam Oshanter korkusundan atını kamçılayarak kaçmaya başlar. Genç cadı onu takip etmektedir. Cadıların akan suyu geçemeyeceğini hatırlayan Tam yakındaki köprüye doğru ilerler. Ancak tam ulaştığında, genç cadı uzanır ve atın kuyruğunu yakalar.

Cutty Sark’ın etkisinden kurtulduğumuzda karnımızın acıktığını farkediyoruz.  Cutty Sark’ı arkamıza alıp nehir kıyısında yürüyerek Eski Kraliyet Deniz Harp Okulu’nu geçiyoruz (Old Royal Naval College)

Greenwich’in ünlü pub/restaurant’larından Trafalgar Tavern‘e geliyoruz.

Garson ısrarla kesinlikle ‘Fish&Chips’ yememizi söylüyor. Ispanak yatağında, kuşkonmaz ve Hollandaise soslu – Füme mezgit ve somon fish cake ile beraber sipariş veriyoruz.

Kızarmış Mezgit ve elma dilim patates kızartması kulağa çok basit gelebilir ve normalde ağır olduğunu düşündüğüm için pek tercih ettiğim bir yemek olmamasına rağmen (patates hariç), bugüne kadar yediğim en iyi fish&chips olduğunu söylemek zorundayım.

Yemekten sonra biraz yürümek ihtiyacı duyuyoruz 🙂  Ulusal Denizcilik Müzesi (National Maritim Museum) önüne geldiğimizde ‘buraya kadar gelmişken girmeden olmaz’ diyerek içeri giriyoruz.

Çocuklar için bir cennet olan bu müzeye girince ben de çocuklar gibi seviniyorum. Hatta elle yapılmış bu küçük yelkenliyi nasıl çalabilirim diye  çocukça bir düşünceye bile kapılıyorum!

Greenwich bilim ve sanata olan katkıları sebebiyle Unesco Dünya koruma mirası listesi’nde…Bu küçücük yerde aralarında Kraliçe’nin evi,  Kraliyet Rasathanesi ve Astronomi Merkezi (Royal Observatory and Planetarium) gibi görülecek oldukça çok yer var ama bizim zamanımız kısıtlı.

Çarşamba günleri antika , el işleri ve sanatsal parçaların satıldığı Greenwich pazarının çok güzel olduğunu duyunca kaçırdığımız için (en çok ben) üzülüyoruz ama tesadüfen keşfettiğimiz Greenwich ve bu harika ekstra gün için de ağzımız kulaklarımızda Londra merkeze geri dönmek üzere istasyona doğru yürüyoruz.

İstasyonun yakınında rastladığımız bu şekerci dükkanında küçük bir kriz geçirip trene biniyoruz.

 

Not: Vaktiniz varsa Greenwich’e Parlamento binasının önündeki Westminister Pier, Tower Pier – London Eye Pier’den kalkan city cruises ile Thames Nehri üzerinden bir saatlik keyifli bir yolculuk  yaparak da gidilebilinir.

 

 

 

 

 

 

Yorum Bırak